the lord of the rings etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tolkien’in Notlarının'da Yer Aldığı Bir Orta Dünya Haritası Bulundu...
Harita ve notlar Oxfort'ta bulunan Blackwell Rare Books adlı kitabevinde bulundu. Haritaların üzerinde Tolkien'in kendi el yazısı ile aldığı çok detaylı notlar bulunuyor. Bu harita ve notlar Orta Dünya 'yı adeta ilmek ilmek dokuyan Tolkien'in eserine ne kadar emek ve değer verdiğini bir kez daha bizlere gösteriyor.
Harita ve notlar belirli bir süre kitabevinde sergilendikten sonra açık arttırma ile satışa çıkarılacak.
Hobbit 3 Extended Edition Çıktı...
Merakla beklenen Hobbit 3: Beş Ordular Savaşı extended versiyonu internette yayınlanmaya başladı. Parça parça yayımlanmaya başlayan film, full versiyon olarak 17 Kasım’da Türkiye’de DVD Blu-Ray olarak satışa sunulacak. ABD’de ise bir günlüğüne sinemada kesilmiş sahnelerle birlikte izleyici karşısına çıkacak. Türkiye'de filmin sinemada yayınlanmayacağını belirtelim. DVD Blu-Ray olarak alıp izleyebileceğimiz sahneler, internette yayınlansada görüntü kalitesi kötü ve tamamı olmadığı için 17 Kasımı beklemekte fayda var.
Albus Dumbledore vs Gandalf
Karşılaştırmalar serimize iki ünlü büyücünün karşılaştırılması ile devam ediyoruz. İlk karşılaşmada da dediğim gibi, bu sadece eğlence amaçlı yapılmaktadır ve ikisinin ciddi manada karşılaştırılması söz konusu değildir. Anlayacağınız maksat sadece eğlence ve kafa dağıtmak. Benim gibi bir Lotr hayranı için sonuç çok önceden belli olduğu için bu yazıda yeni bir şey yapmaya karar verdik. İlk olarak ben kendi karşılaştırmamı yapacağım, sonrasında da daha önce yazıları olan Melisa kendi karşılaştırmasını ayrı bir konu şeklinde yapacak
Öncelikle bu karşılaşmada Dumbledore'a haksızlık etmemek için Gandalf'ın yaratıcı Arda'nın en kuvvetli maialarından biri olduğunu hatırlamak lazım. Öncelikle iki büyücümüz de büyük görevler için birisini kullanıyor. Gandalf söz konusu buçukluğu, Dumbledore ise Harry Potter'ı kullanıyor. İkisi de çok bilge adamlar ve etraflarında büyük saygı görüyorlar. Gandalf'ın :Yaşayan pek çok kişi ölümü hak eder.Ölülerden bazıları da yaşamı. Yaşamı onlara verebilir misin? Ölüm hakkında karar vermekte aceleci olma. En bilgeler bile her sonucu bilemez. Dumbledore'un: Ölülere acıma Harry yaşayanlara acı, her şeyden çok da sevgisiz yaşayanlara.. gibi sözleri de söylediğimin en açık örneği. İki dedemiz de görünüş olarak birbirini anımsatmaktadır ve ikisini de eğlenceli kişilikler olarak tanımlandırabiliriz bence.
Farklılıklara gelecek olursak, Gandalf daha çok aksiyon adamı. Balrog ile Dokuzlar ve Saruman ile mücadele eden Gandalf'ın ömrü mücadele ile geçiyor. Kaç ork kesti kim bilir.. Dumbledore ise biraz daha durağan ve teorik. Tam bir fikir adamı gibi. Mücadele etmediğini söylemiyorum tabi ki ama Gandalf ile karşılaştırılamaz bu konuda. Birisinin en sevdiği hayvanı atıyken(Yılkı), diğerinin ki ise anka kuşudur. Birisi asası ile, diğeri de sihirli değneği ile ünlüdür. İlk başta dediğimiz gibi Hogwarts'ın başındaki isim olan Dumbledore yeri yurdu belli olan bir kişi. Bir çayını içmeye giderseniz yerinde bulabilirsiniz tahminen. Ancak Gandalf öyle mi.. Bir gün Shire'da, bir gün İsengard kırsalında olan büyücümüz yerinde hiç duramaması ile ünlü. Kendisini yakalamak için yüzükle ilgili planlar yapmanız yeterli olur zannımca.

İki dedemiz olur da bir şekilde karşı karşıya gelip savaşırlarsa, galip gelen taraf kesinlikle Gandalf olacaktır. Normal şartlarda büyü yapmayan kişilere karşı büyü yapması yasak olan Gandalf'ın, Dumbledore karşısında bu yasağı kalkacağı için, Gandalf dedemiz, rakibini uzayın derinliklerine yollayacaktır muhtemelen. Benim için bu karşılaşmanın galibi kesinlikle Gandalf'tır. Aksini düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor(abarttım). Sözü daha fazla uzatıp Melisa'yı zor durumda bırakmak istemiyorum zira kendisinin işi oldukça zor. Hem Lotr, hem de Harry Potter hayranı olan kendisine adeta Dumbledore'u savunma görevi düştü. Albus Dumbledore'un hakkını yememekle, onun da iyi ve sıfırdan başlayıp büyük bir büyücü olduğunu söylemekle birlikte, kalbimde yatan yiğidin her zaman Gandalf olacağını söyleyerek kendim açısından bu karşılaştırmayı bitiriyorum.

İki dedemiz olur da bir şekilde karşı karşıya gelip savaşırlarsa, galip gelen taraf kesinlikle Gandalf olacaktır. Normal şartlarda büyü yapmayan kişilere karşı büyü yapması yasak olan Gandalf'ın, Dumbledore karşısında bu yasağı kalkacağı için, Gandalf dedemiz, rakibini uzayın derinliklerine yollayacaktır muhtemelen. Benim için bu karşılaşmanın galibi kesinlikle Gandalf'tır. Aksini düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor(abarttım). Sözü daha fazla uzatıp Melisa'yı zor durumda bırakmak istemiyorum zira kendisinin işi oldukça zor. Hem Lotr, hem de Harry Potter hayranı olan kendisine adeta Dumbledore'u savunma görevi düştü. Albus Dumbledore'un hakkını yememekle, onun da iyi ve sıfırdan başlayıp büyük bir büyücü olduğunu söylemekle birlikte, kalbimde yatan yiğidin her zaman Gandalf olacağını söyleyerek kendim açısından bu karşılaştırmayı bitiriyorum.
Melisa böyle bir ağıt yakılan adamla karşılaştırma yapıyoruz, lütfen bunu dikkate alalım..
Frodo vs Harry Potter karşılaştırması linki:Tıkla
Kötü Karakterlerin İyi Kalpli Aktörü Christopher Lee'yi Kaybettik...
Birçok karaktere hayat veren ve yaşının ilerlemesine rağmen beyazperde'den ve hayranlarından kopmayan Christopher Lee 7 Haziran sabahı Londra'daki Chelsea ve Westminster Hastanesi'nde 93 yaşında hayatını kaybetti.
Solunum güçlüğü ve kalp yetmezliği şikayetleri nedeniyle hastaneye kaldırılan Lee'nin ölüm haberi, eşinin isteği üzerine önce aile üyelerini bilgilendirmek amacıyla basına dört gün sonra duyuruldu.
Özellikle korku filmleri ile ünlenen Christopher Lee 2001 yapımı Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği, 2002 yapımı Yüzüklerin Efendisi: İki Kule ve 2004 yapımı Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü filmlerinde Saruman; 2002 yapımı Yıldız Savaşları: Bölüm II - Klonların Saldırısı ve 2005 yapımı Yıldız Savaşları: Bölüm III - Sith'in İntikamı filmlerinde Kont Dooku rolleri sinema tarihinde efsaneleşmesini sağlamıştır.
Bunların haricinde de Horror of Dracula, Altın Tabancalı Adam, Hayalet Süvari, Alis Harikalar Diyarında, Ölü Gelin, Hugo ve son olarak Hobbit filmleri olmak üzere pek çok önemli yapımda rol alan Christopher Lee sinema tarihine adını unutulmaz harflerle yazdırdı.
Orta Dünya'nın Korkulan Ejderhası Kara Ancalagon
Evet bugün ki yazımda size Orta Dünya evreninin en korkulan, gücü ve büyüklüğüyle dillere destan olan ejderhası, Kara Ancalagon'u anlatmaya çalışacağım. Malumunuz Orta Dünya evreni fantastik yaratıklar ve ırklar açısından çok zengindir. Kara Ancalagon ise bunlar arasında gücü, büyüklüğü ve ihtişamıyla ayrı bir yere sahiptir. Kara Ancalagon ilk olarak Birinci Çağ'ın sonunda Öfke Savaşı sırasında görülmüştür. Melkor savaşı kaybedeceğini anladığında, son bir umutla daha önce beslediği ejderhalarını Valar ordusunun üstüne göndermiştir. Daha önce görülmeyen ejderhalar, Valar ordusunda karışıklık ve kargaşaya neden olmuştur. Tamamen olmasa da Valar ordusu belli bir ölçüde geri çekilmiştir.
Ancalagon'un Sindarin dilinde ki manası ateş püskürendir. Ancalagon'un vücut derisi tamamen siyahtır. İki önde iki ortada ve ikisi de arkada olmak üzere toplam 6 ayağı vardır. Bu ayakların her birinde 4 tırnak vardır. Uzun ve ucu simit şeklinde bir kuyruğa sahiptir. Sırtından, kuyruğunun en uç noktasına kadar kıl şeklinde deriler bulunmaktadır. İki kanadında ise 3'er adet tırnak vardır. Fakat bu tırnaklar ayakta bulunan tırnaklardan daha keskin ve daha büyüktür. Korkutucu, büyük sarı gözleri vardır. Boynu uzun ve incedir bunun sayesinde düşmanına daha etkili saldırabilir. Kafasında iki boynuz vardır ve bunları da düşmanlarına karşı kullanır.
Kara Ancalagon'un alevi o kadar sıcakmış ki bu alevle Tek Yüzüğü bile eritebileceği söylenmektedir. Ancak Gandalf, Kara Ancalagon'un alevinin ne kadar sıcak olursa olsun Tek Yüzüğü eritemeyeceğini, Tek Yüzüğün ancak dövüldüğü yer olan Hüküm dağında yok edilebileceğini söylemiştir. Karada Melkor'un ordularının, havada ise Ancalagon ve yanındaki ejderhaların yenilmesiyle Angband düşmüş Melkor dünyanın dışında boşluğa sürgün edilmiştir.Bu tarihten sonra ejderhalar çok uzun bir süre görülmemiştir.Ejderhaların bilinen son üyesi olan Smaug'un ölmesiyle soylarının tükendiği sanılmaktadır.
Kara Ancalagon'un boyutunun ne kadar büyük olduğunu aşşağıda bulunan resimde görebilirsiniz...
Son olarak Kara Ancalagon'un bir kaç fan yapımı resmini sizinle paylaşmak istiyorum...
Entlerin İsengard Kuşatması
Batı sınırlarının korunması için Gondor vekilharcı Denethor tarafından Saruman'a teslim edilen İsengard eskiden beri Gondor'un topraklarıdır. Ancak Saruman gücünü arttırıp buranın kendi bölgesi olduğunu ilan etti ve Dunland halkından destek alarak ve Urukları yaratarak kendine bir ordu oluşturmaya başladı. Müthiş bir savaş gücü oluşturup Rohan'a savaş açan Saruman'ın ordusu Bir ve İkinci Isen Geçitleri Savaşlarında galip gelmesine rağmen Miğferdibi Kuşatmasında mağlup oldu ve İsengard ordusu tamamen yok edildi.

Bu sırada İsengard için Entler yürüyüşe geçmişti.Filmde de etkileyici bir sahneyle 'Entlerin Son Yürüyüşü' denilerek geçen sahne de Entler Ağaçsakal önderliğinde İsengard'a saldırıyordu. Saldırıya İsengard'ın dış surlarını parçalayarak başlayan Entler,surların büyük bir kısmını yok ettiler.Bunun üzerine Saruman kendini Orthanc'a kilitledi.Entler kuleye zarar vermek istedilerse de kulenin sert yüzeyi buna engel oldu. Saldırı sırasında Saruman kule altından çıkan yarıklardan ve alevlerden Entlere zarar verilmesini sağladı.Bunun üzerine Entler nehrin sularını burada toplayıp,Saruman'ın atölyeleri ve fırınlarındaki ateşin sönmesini sağladı.


Bu sırada İsengard için Entler yürüyüşe geçmişti.Filmde de etkileyici bir sahneyle 'Entlerin Son Yürüyüşü' denilerek geçen sahne de Entler Ağaçsakal önderliğinde İsengard'a saldırıyordu. Saldırıya İsengard'ın dış surlarını parçalayarak başlayan Entler,surların büyük bir kısmını yok ettiler.Bunun üzerine Saruman kendini Orthanc'a kilitledi.Entler kuleye zarar vermek istedilerse de kulenin sert yüzeyi buna engel oldu. Saldırı sırasında Saruman kule altından çıkan yarıklardan ve alevlerden Entlere zarar verilmesini sağladı.Bunun üzerine Entler nehrin sularını burada toplayıp,Saruman'ın atölyeleri ve fırınlarındaki ateşin sönmesini sağladı.

Gandalf ile Kral Theoden, Saruman ile müzakere yapmak üzere Isengard’a geldiler. Ancak Saruman makul bir davranış göstermedi. Bunun üzerine Gandalf, Saruman’ın asasını kırarak onu Büyücüler Divanı’ndan attı. Gandalf ile diğerleri Isengard’dan ayrılmak üzereyken, Saruman’ın hizmetkârı Gríma Solucandil palantíri Orthanc’dan aşağı fırlattı. Filmde gördüğümüz gibi Saruman'ı bıçaklayıp ölümünü sağlamadı yani.
Saruman ve Gríma Yüzük Savaşları boyunca Ağaçsakal’ın ve diğer entlerin gözetiminde Orthanc’da kilitli kaldılar. Entler, Saruman’ın gizli tünellerinden kaçışını engellemek için Orthanc’ın çevresinde bir göl oluşturdular. Isengard Halkası’nın kalan duvarlarını da yıkan entler, tüm moloz ve yıkıntıları bölgeden temizlediler, Orthanc’ın çevresine yeni bahçeler oluşturup yeni ağaçlar diktiler ve buraya Gözcüormanı dediler.Saruman, kudretini kafesleri ve esareti sevmeyen Ağaçsakal üzerinde kullandı ve Gríma ile bilikte Orthanc’ı terketti.Sonrasında ne yaptığı ise öteki yazılarımızda..
Orta Dünyanın Korkulan İblisi Balrog
Balrog Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde, ateş ve gölgeden yaratılmış iblisdir.İsminin manası ise "Güçlü Şeytan" demektir.
Orta Dünyada Balrog adıyla bilinirler ve Maia ırkındandırlar ve ömürleri sonsuzdur.Birinci Çağ'da ve sonrasında Balroglar, ejderhalardan daha çok korkulan kötü yaratıklardı. Melkor'un tüm yaratıkları arasında yalnızca Ejderhalar Balroglar'ın gücüne yaklaşabilseler de Balroglar gibi Maiar değillerdir, Ejderhalar Melkor tarafından oluşturulmuşlardır.
İri, güçlü ve insansı şeytan olan Balrogların, akan ateşten yeleleri ve alev kusan burunları vardı. Kara gölgelerden bulutlar içinde hareket ediyormuş gibi görünürlerdi. Balrogların en önemli silahı, çok dilli ateş kırbacıdır; ayrıca bir ağ, bir balta ve bir de alevli kılıç taşımalarına rağmen, düşmanlarını en çok korkutan bu ateş kırbacıdır.
Balrog ırkının en ünlü üyesi Balrogların Efendisi ve Angband'ın Yüksek Komutanı Gothmog'dur. Beleriand Savaşları'nda üç yüksek Elf lordu, kırbacı ve kara baltası önünde yenik düşerek ölmüştür. Melkor'un güçlendiği her dönemde ve her savaşında en önde savaşan Balroglardır. Bu nedenle, Öfke Savaşının sonundaki soykırımla Melkor'un hükümdarlığı sonsuza dek bitirildiğinde, Balroglar da ırk olarak neredeyse tamamen yok edilmiştir.
Balroglardan geriye kaldığı bilinen tek fert, Dumanlı Dağlar'ın derinliklerinde kapalı kalmıştı. Khazad-dûm Cüceleri, VI. Durin zamanında mithril madenini daha derinlerden çıkarma arzusuyla dağı oyarken, en sonunda kendileri tarafından yapılmamış çok eski bir dönemden kalma bir mahzene ulaştılar. Mahzende bin yıllardır saklanan Balrog uyandı ve VI. Durin'i öldürdü. O tarihten sonra Durin'in Felaketi olarak anılan Balrog, Khazad-dûm krallığındaki bütün cüceleri ya katletti ya da kaçmak zorunda bıraktı. Balin komutasındaki bir cüce birliği yıllar sonra Khazad-dûm'a geri dönüp Balrog'la mücadele ettiler ancak Durin'in Felaketi ve mağara-şehirde yaşayan orklarla troller bu cüce birliğini de katletti.
İri, güçlü ve insansı şeytan olan Balrogların, akan ateşten yeleleri ve alev kusan burunları vardı. Kara gölgelerden bulutlar içinde hareket ediyormuş gibi görünürlerdi. Balrogların en önemli silahı, çok dilli ateş kırbacıdır; ayrıca bir ağ, bir balta ve bir de alevli kılıç taşımalarına rağmen, düşmanlarını en çok korkutan bu ateş kırbacıdır.
Balrog ırkının en ünlü üyesi Balrogların Efendisi ve Angband'ın Yüksek Komutanı Gothmog'dur. Beleriand Savaşları'nda üç yüksek Elf lordu, kırbacı ve kara baltası önünde yenik düşerek ölmüştür. Melkor'un güçlendiği her dönemde ve her savaşında en önde savaşan Balroglardır. Bu nedenle, Öfke Savaşının sonundaki soykırımla Melkor'un hükümdarlığı sonsuza dek bitirildiğinde, Balroglar da ırk olarak neredeyse tamamen yok edilmiştir.
Balroglardan geriye kaldığı bilinen tek fert, Dumanlı Dağlar'ın derinliklerinde kapalı kalmıştı. Khazad-dûm Cüceleri, VI. Durin zamanında mithril madenini daha derinlerden çıkarma arzusuyla dağı oyarken, en sonunda kendileri tarafından yapılmamış çok eski bir dönemden kalma bir mahzene ulaştılar. Mahzende bin yıllardır saklanan Balrog uyandı ve VI. Durin'i öldürdü. O tarihten sonra Durin'in Felaketi olarak anılan Balrog, Khazad-dûm krallığındaki bütün cüceleri ya katletti ya da kaçmak zorunda bıraktı. Balin komutasındaki bir cüce birliği yıllar sonra Khazad-dûm'a geri dönüp Balrog'la mücadele ettiler ancak Durin'in Felaketi ve mağara-şehirde yaşayan orklarla troller bu cüce birliğini de katletti.
Üçüncü Çağ'ın sonunu getirecek olan Yüzük Savaşı döneminde Gandalf önderliğindeki Yüzük Kardeşliği kafilesi Moria'dan geçerken Gandalf, burada Balrog'la karşılaştı. Gandalf, Durin'in Felaketi'ni öldürdü ve Durin'in Felaketi de Gandalf'a yaptığı ölümcül darbelerle Gandalf'ı bîtab düşürdü ve Gandalf öldü. Gandalf'ın rûhu, Eru Ilúvatar tarafından -görevini tamamlaması amacıyla- bedenine geri döndürüldü. Gandalf, Balrog öldürebilmiş dört kişiden biri olarak Orta Dünya tarihinde özel bir yer edindi.(diğerleri de elf beyleri Feanor, Ecthellion ve Glorfindel'dir.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















.jpg)





































Takipte Kalın
Harikalar diyarına düşen her yapraktan haberdar olmak için...