anime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tokyo Ghoul

Mangaka: Ishida Sui
Tür: Korku,doğaüstü, seinen, aksiyon, dram, psikolojik,

Hangimiz vahşi değiliz ? Veya hangi çatışma bizi iç dünyamızın derinliklerine sürükleyebilir ? İnsanlar ne kadar değişebilir ? Acı bizi ne kadar yönlendirebilir ? Dünyaya ne kadar uyum sağlayabiliyoruz biz insanlar ? Peki ya benliğini bırakıp başka bir benliğe bürününce nasıl uyum sağlarsın yeni dünyana ? Edindiğimiz yeni kişilik bizi nerelere görebilir ?


Hikaye isminden de anlaşılacağı gibi fantastik bir evrende geçiyor. Günümüz çağına eklenen insan dışı varlıklar yani Ghoul'lar ile süslenmiş. Ghoul'lar sadece insan eti ile yaşayabilen insan görünümlü varlıklar.


Ana karakter henüz 19 yaşında bir üniversite öğrencisi olan Kaneki. Kaneki,  Anteiku isimli bir kahve dükkanında karşılatığı Rize ile bir buluşma ayarlar, Kaneki Rize'nin oldukça dengesiz ve diğer ghoulların bölgelerini işgal eden bir ghoul olduğundan habersizdir. Buluşmadan sonra işler olduğu gibi gitmez ve Rize, Kaneki'yi yemeye çalışır fakat önlerinde bulundukları binadan (kasten) düşen molozlar yüzünden ölür. Ağır yaralanan Kaneki'ye Rİze'nin organları nakledilir ve Kaneki ghoul'a dönüşür.


Ameliyattan sonra ne olup bittiğini anlayamayan Kaneki yarı insan yarı ghoul olarak hayatına devam eder. Kimliğini gizli tutmak için oldukça çaba gösterir. Daha sonra yolu Anteiku'ya düşer ve oranın aslında kendi gibi ghoul'ların işlettiği bir yer olduğunu farkeder. Kaneki orda çalışmaya başlar . Anteiku ona oldukça yardımcı olur ve Touka ile tanışır.


Touka 16 yaşında bir ghoul'dur Anteiku'da çalışır. O insan toplumunda gulyabani kimliğini en üst öncelikli olduğuna inanmaktadır. Kaneki'nin uyum sağlaması için eğitimine yardımcı olur. Kaneki'nin kimliğini gizlemesi için Uta denilen ghoul'a götürür ve ona bir maske yaptırır.




Kaneki başlarda oldukça zorluk çeker. İnsan eti yemek ona zor gelir. Daha sonra bir ghoul tarafından işkence görür ve psikolojisi oldukça kötü etkilenir. Bam başka biri olur ve saçları beyazlar.


2014 yazına bence en damga vuran animeydi. Fazla sansür az sinir bozsa da kesinlikle izlenmesi gereken animeler arasına konulmalı.Çizimleri ve opening'inı ayrıca harikaydı.







Akame Ga Kill ! Değerlendirme




Takahiro, Tetsuya Tashiro tarafıdan yapılan manganın animeye uyarlanmış hali bu seri toplam 24 bölümden oluşuyor. Türü ise: Aksiyon, Macera, Fantastik, Shounen olarak geçiyor 



Başı aslında oldukça klişe, fakir bir köye mensup olan kahramanımız Tatsumi ve iki arkadaşı köylerini ağır vergilerden kurtarmak için imparatorluk şehrine gidip orduya karar verirler. Kahramanımız düşündüğünü yapar ve iki arkadaşıyla  başkente gider. Fakat yolda ayrı düşerler ve başkente tek başına gitmek zorunda kalır. Daha sonra bir grup üyesi tarafından kandırılır ve beş parasız kalır. Zengin bir ailenin kızı  Tatsumi'yi yanına alır onu evlerinde misafir eder.

O gece  bir suikast grubu olan Nigh Raid ailenin evini basar. Ne olup bittiğini anlayamayan Tatsumi aile tarafından katledilen arkadaşlarını gördükten sonra kendisini kandıran kızı öldürür, imparatorluğun kötü bir yer olduğunu farkeder ve Night Raid'e katılmaya karar verir.





Hikayede genel olarak özel güçler hakim, her karaterin bir imparatorluk silahı var (Teigu diye geçiyor) ve bunlarla savaşıyorlar.




Hikayenin bir diğer önemli kahramanı ise Akame, zehirli bir katana kullan Akame öldürdüğü insanları kılıcıyla mühürleyen, öldürdükçe güçlenen ama her ölümde acı çeken animenin baş karakteri.



İmparatorlukla sürekli savaş halinde olan Night Raid'e karşı imparatoluk başlarına epey bela olacak baş komutanları General Esdeath olan Jeagers diye özel bir grup oluşturur ve Night Raid içinde bir çok ölüm bu grup yüzünden gerçekleşir.


General Esdeath kılıç kullanıcısıdır ve kılıcından çıkardığı buzlarla savaşır. Aynı zamanda Night Raid'in lideri olan Najenda ile tanışıklardır. 


Anime ilk bölümünden sonra yok artık dedirtti. Şahsen eğer kaldırabiliyorsanız sansürsüzünü izlemenizi öneririm. Son bölüme kadar soluksuz izlediğim oldukça sağlam bir seriydi.


Addams Family Hakkında

Orjinali 1937   yılında bir karikatürist olan Charles Addams tarafından yaratılmış aslında ironi üzerine kurulu olan bir aile Addams ailesi.
Her şey ilk olarak Charles Addams'ın karakterlerini çizgi romanına aktarmasıyla oluştu. Başlangıç olarak Gomez ve Morticia Addams, çocukları Wednesday ve Pugsley ile  başlayan ve ailenin geri kalan üyeleri olan büyük anne Addams (Yudora Addams diye de geçer) ve amcaları Fester Addams ve Frankenstein kılıklı uşakları Lurch  ile beraber yaşayan bu aile sıra dışı evleri , alışkanlıkları ve farklı mizah anlayışlarıyla  göze çarpıyor.



1964-1966 yıllarında baş rollerini Carolyn Jones ve Jhonn Astin'in paylaştığı ilk televizyon dizisi çekildi ve iyicene ünlendi.


  1973 yılında bir animasyon serisi daha yapıldı ve...
 1991  yılında baş rollerini Raul Julia(Gomez Addams), Anjelica Huston(Morticia Addams) ve Christina Ricci'nin paylaştığı  ilk filmi çıktı ve olanlar oldu, filmin hasılatı daha ilk haftadan 25 milyon doları buldu hala keyifle izlediğim bu film ile önü alınamaz şekilde ünlenen ailemize tekrar bir çizgi film serisi yapıldı.1993 yılında devam niteliğinde olan  Addams Family Values  çıktı.


 Eee bu kadar ünlendikten sonra işin devamı elbette geldi ve 1994-1996 yıllarında benim de en sevdiğim olan The New Addams Family'yi yaptılar, ülkemizde  Fox Kids tarafından yayımlanan bu dizi eski televizyon serisine göre daha yumuşak gelmiştir hep bana. Önceki televizyon dizisinden Jhonn Astin'i burada büyük baba Addams olarak görebilirsiniz.

Gomez Addams her zaman iyi giyimli purosu ile dikkat çeken çizgili takım elbise hastası  kılıçlara, silahlara ve Morticia'ya hasta, Fransızca duyunca tahrik olan yakışıklı bir beyefendi. 

 Morticia Addams ise dar balık gotik elbiseleri ile zar zor yürüyen küçük ve hızlı adımlarıyla bu ne şirinlik ya dedirten ve Fransızcayı sıkça kullanan bir hanım ablamız.

 Kızları Wednesday ise sadist ve şiddete eğilimli, ortadan ikiye ayrılmış örgülü saçları ve yakalı siyah elbiseleriyle ortalıkta dolaşıp kardeşi Pugsley'e işkence etmekten hoşlanan şirin mi şirin 
bir evlat. 

Pugsley ise wednesday kadar olmasa da hemen hemen aynı özelliklere sahip obeze yakın bir çocuk ve genelde çizgili tişörtleriyle dikkat çeken yol işaretlerini yerlerinden çıkarıp kaza yapan arabaları seyretmeyi seven bir evlat.


 Büyük anneleri bir cadı sürekli tutmayan büyüleri ve gidip gelen hafızasıyla tatlış denilebilecek bir büyük anne.

 Fester Addams... Ağzında yaktığı ampülleriyle bizi hep güldürmeyi başaran kadın hapishane mahkumlarına ve dinamitlere zaafı olan cool bir amca. 

Uşakları ise bazı rivayetlere göre bahçelerinden topladıkları ceset parçalarıyla yaptıkları bir Frankenstein kırması, piyano çalmada epey kabiliyetlidir. 

 Ve bir de Thing var sürekli ortalıkta dolaşan el evet el.

 Addams Ailesinin çoğu bölümü eski sezonuyla benzeşse de keskin farkları var. Çoğu 90'lı neslin bileceği bu güzel aile her zaman yüz güldürür henüz izlemediyseniz ve eski retro şeylere meraklıysanız bir göz atın derim 

Bleach İnceleme

             
  Kurosaki Ichigo 15 yaşında normal bir öğrencidir,Çok küçükken annesini kaybetmiştir ve o günden beridir ölülerle iletişim kurma becerisine sahiptir. Bunu günlük hayatında normal bir olay olarak görmektedir Ta ki shinigami(ölüm tanrısı) olan Kuchiki Rukia birgün, Ichigo'nun odasına camdan girer ve Ichigo'nun onu görebildiğine çok şaşırdığı zamana kadar. O anın kargaşasın da çevreye gelen hollow(kötü ruh) ile dövüşürlerken yaralanan Rukia güçlerini Ichigonun ailesini Hollowlardan koruyabilmesi için Ichigo'ya geçirir. Böylece Shinigami güçlerini alan Ichigo, Rukia ile beraber hollow'ları yok etmeye başlar.



   Serinin başlarında sadece görevleri Hollowları öldürmek olan İchigo ve Rukia, Rukianın aniden Ruh Toplumuna (Soul Society) gitmesiyle tepetaklak oluyor.Seri işte tamda bu anda heyecanlanıyor.Ruika ise Soul Societyde yasak olan güç aktarmayı yaptığı için cezasını çekmeye gitmiştir. Onun arkasından gitmeye karar veren İchigo ve arkadaşları yol boyunca türlü maceralar yaşarlar.

    Animesi 366 bölümle final yapmış olsa da Mangası halen heyecanla devam etmektedir. Mangakası Masaşi Kudodur.Bleach ilk olarak Ağustos 2001’de Şūeişa’nın Haftalık Shounen Jump dergisinde yayınlanmaya başladı. Manganın ilk cildi Japonya’da 1.25 milyon kopya sattı ve bütün seri toplamda 36 milyondan fazla sattı. 2005’te shounen kategorisinde Şogakukan Manga Ödülü’nü aldı. Anime ve Mangası dışında 4 filmi ve 2 ovası vardır.



   Filmleri

   Memories of Nobody (2006)

   The DiamondDust Rebellion Mō Hitotsu no Hyōrinmaru (2007)

   Fade to Black - Kimi no Na o Yobu (2008)

   Jigoku-Hen (2010)







  OVAları

  Memories in the Rain (2004)

  The Sealed Sword Frenzy (2005)

           
    Sonuç olarak eğer bleach serisini duymuş iseniz ve ya izlemeyi düşünüyorsanız acilen başlamanızı öneririm. Hayranları olarak biz animesinin tekrar dönmesini dört gözle bekliyoruz.

Fullmetal Alchemist Brotherhood Anime Eleştirisi


Evet bugün size 64 bölüm olarak yayınlanmış olan Fullmetal Alchemist Brotherhood adlı animenin eleştirisini yazmaya çalışacağım.Animenin yaratıcısı Hiromu Arakawa'dır.Aylık manga dergisinde yayınlanmış daha sonra anime olarak karşımıza çıkmış olan bu serinin ben de dahil çok fazla hayran kitlesi bulunmaktadır.Eleştiriyi yazmadan önce animenin konusu hakkında size kısa bir bilgi vermek istiyorum.


Öncelikle konu hayali bir dünyada Amestris adlı bir ülkede geçmektedir.Anime de simya denen bir olgu vardır.Simya, dönüşüm çemberleri kullanılarak bir maddeyi başka bir maddeye dönüştürme bilimidir; gerçek-dünya bilimi temel alınarak ve sihir de eklenerek oluşturulan bu simyanın kullanımı sınırsızdır.Ancak simyanın eşit takas adlı bir kanunu vardır.Buna göre bir şey elde etmek için ona eşit bir başka şey feda edilmelidir bu prensip simyanın temelini oluşturur.Ve simyada başarılı olanlar Devlet Simyacısı ünvanı ile askeriyede çalışıp çok büyük ayrıcalıklar alabilmektedirler.Edward ve Alponse Elric adlı iki kardeş anneleri Trisha ve babaları Van Hohenheim ile yaşamaktadır.Ancak bir gün babaları evi terkeder.Anneleri ise ondan kısa bir süre sonra bir hastalık yüzünden ölür.Bundan sonra iki kardeş komşuları ve aile arkadaşları olan Winry ve onun babaannesiyle yaşarlar.



Simyada yetenekli olan ve onunla yapabildiklerine ilgi duyan bu iki kardeş bir gün babalarının notları arasında buldukları dönüşüm çemberi ile annelerini canlandırmaya çalışırlar.Ancak başarısız olurlar ve sonuç şekilsiz et ve kemik yığını olur.Bu canlandırma teşebbüsü sırasında Edward Elric sol bacağını Alphonse ise bütün vücudunu kaybeder Edward son bir çaba ile sağ kolunu feda ederek kardeşinin ruhunu evde bulunan eski bir zırha mühürlemeyi başarır.



Maceramız bundan sonra iki kardeşin kaybettikleri vücut ve uzuvlarını geri alabilmesi için Devlet Simyacısı olmasıyla devam eder.Burada onlara Roy Mustang adında bir Devlet Simyacısı yardımcı olacaktır.İki kardeş daha sonra simyanın temel prensibi olan eşit takas prensibini saf dışı bırakan Felsefe Taşının varlığından haberdar olur ve onun peşine düşerler.Ancak öğrenecekleri şeylerin ve geri almak istediklerinin bedellerinin hiç de hafif olmadığını acı şekilde öğreneceklerdir...


Roy Mustang

Şimdi gelelim animemizin eleştirisine...
Öncelikle Fullmetal Alchemist Brotherhood animesinin benim hayatımda çok önemli bir yeri olduğunu söylemeliyim.Birçok anime izledim hâlâ da izliyorum ancak Fullmetal Alchemist Brotherhood'ın her zaman bende ayrı bir yeri vardır.Bunun nedenini bende bilmiyorum ancak diğer animelerden daha sıcak ve  daha samimi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.



Anime ses, görüntü kalitesi olarak çok iyi senaryosu ise her zaman sürprize açık ve sizi şaşırtıyor.Animede karakterler çok çeşitli ve iyi düşünülmüş birbirinden bağımsızlar buda sizi animeye bağlayan bir başka etken.Animede kötü denilebilecek hiç birşey yok.Aksiyonu komediyi hüznü muhteşem bir dengede bize sunabilen nadir animelerden birisi Fullmetal Alchemist Brotherhood.Kısaca Fullmetal Alchemist Brotherhood gönül rahatlığıyla izleyebileceğiniz bittiği zaman ise üzüleceğiniz bir animedir.Bu yüzden yavaş yavaş izlemenizi tavsiye ederim.
  
Fullmetal Alchemist Brotherhood Açılış Müziği

Hellsing Ultimate Anime Eleştirisi



Alucard yakalandıktan sonra deneysel olarak güçlendirilmiş olağanüstü bir vampirdir en büyük amacı gücünü tam anlamıyla sınayabileceği asıl ''ölümsüz olan''ı bulmaktır., Seras Victoria sonradan Alucard tarafından vampire dönüştürülmüş bir polis memurudur. İkisi beraber merkezi Britanya da olan ve gecenin yaratıklarına savaş açmış tarihi Hellsing organizasyonunun birer parçasıdırlar. Bu organizasyonun Lideri ve sahibi Sir Integra Wingates Fairbrooks van Hellsing'dir.Sadık yardımcısı Walter C. ''Shinigami'' Dornez'in de yardımıyla insanlığı tehdit eden karanlık güçlerle savaş halindedirler.



Animenin konusunu size kısaca anlattıktan sonra gelelim eleştiri kısmına...Ancak eleştiriye başlamadan önce şunu belirtmeliyim Hellsing animesinin iki versiyonu var.İlk anime olan Helsing 13 bölüm yayınlanmış ancak mangadan çok fazla uzaklaşması yüzünden bu seriye son verilmiştir daha sonra mangaya daha sadık kalınarak Hellsing Ultimate yayınlanmıştır.Mangaya daha sadık kalındığı için Hellsing Ultimate'i ilk olarak izlemenizi tavsiye ediyor ve eleştiri kısmına geçiyorum.



Animede ilk bölümden son bölüme kadar aksiyon hiç dur durak bilmiyor yani bazılarının korktuğu durgun geçen animelerden değil.Ancak anime tam anlamıyla kan, vahşet ve kemiklerin havada uçuştuğu bir atmosfere sahip bunuda belirtmeden geçmeyelim.



Animede yok yok Kurtadamından, Vampirine, Gulyabanisinden, Nazisine daha sayamayacağım kadar yaratık var.Bu kadar çok yaratık olunca eğlence ve vahşette ister istemez tavan yapıyor haliyle.



Animenin seslendirme, görüntü kalitesi ve müzikleri gayet iyi.Gönül rahatlığıyla izleyebileceğiniz izlerken sıkılmayacağınız bir anime Hellsing Ultimate.



Ancak animenin belkide en kötü yanı senaryosu.Ben hikayenin sonunun daha farklı bitmesini beklerdim açıkçası.Bir diğer eksi yanı ise Kazıklı voyvodanın kahramanlaştırılması ve gerçekte yaptığı vahşetlerin haklı gösterilmesidir.Evet bu anime hayal ürünü buna mı taktın diyebilirsiniz ancak animeyi izleyen ve bunları araştırmayan milyonlarca kişide bu yanlış düşüncelere neden olabilir.

Bunun dışında aksiyonu bol izlenesi bir animedir Hellsing Ultimate...