silmarillion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Orta Dünya'nın Korkulan Ejderhası Kara Ancalagon


Evet bugün ki yazımda size Orta Dünya evreninin en korkulan, gücü ve büyüklüğüyle dillere destan olan ejderhası, Kara Ancalagon'u anlatmaya çalışacağım. Malumunuz Orta Dünya evreni fantastik yaratıklar ve ırklar açısından çok zengindir. Kara Ancalagon ise bunlar arasında gücü, büyüklüğü ve ihtişamıyla ayrı bir yere sahiptir. Kara Ancalagon ilk olarak Birinci Çağ'ın sonunda Öfke Savaşı sırasında görülmüştür. Melkor savaşı kaybedeceğini anladığında, son bir umutla daha önce beslediği ejderhalarını Valar ordusunun üstüne göndermiştir. Daha önce görülmeyen ejderhalar, Valar ordusunda karışıklık ve kargaşaya neden olmuştur. Tamamen olmasa da Valar ordusu belli bir ölçüde geri çekilmiştir.


Ancalagon'un Sindarin dilinde ki manası ateş püskürendir. Ancalagon'un vücut derisi tamamen siyahtır. İki önde iki ortada ve ikisi de arkada olmak üzere toplam 6 ayağı vardır. Bu ayakların her birinde 4 tırnak vardır. Uzun ve ucu simit şeklinde bir kuyruğa sahiptir. Sırtından, kuyruğunun en uç noktasına kadar kıl şeklinde deriler bulunmaktadır. İki kanadında ise 3'er adet tırnak vardır. Fakat bu tırnaklar ayakta bulunan tırnaklardan daha keskin ve daha büyüktür. Korkutucu, büyük sarı gözleri vardır. Boynu uzun ve incedir bunun sayesinde düşmanına daha etkili saldırabilir. Kafasında iki boynuz vardır ve bunları da düşmanlarına karşı kullanır.


Kara Ancalagon Öfke Savaşı sırasında Valar ordusuna büyük zararlar vermiştir. Tabi bunu tek başına yapmamıştır. Kendi emrinde bulunan irili ufaklı bir çok ejderhayla birlikte savaşmıştır. Ancak Ancalagon ve beraberindeki ejderhaların havadaki hakimiyeti Eärendil'in uçan gemisi Vingilot ve kartalların kral'ı Thorondor'in savaşa dahil olmasıyla bozulur. Eärendil Silmarillerden birisini de yanında getirmiştir. Böylece Morgoth'un ejderhalarına üstünlük sağlamışlar ve 1 gün 1 gece süren bir savaştan sonra Kara Ancalagon, Eärendil tarafından öldürülmüştür. Ancalagon'un yanında bulunan ejderhaların bir çoğuda öldürülmüştür. Kara Ancalagon'un bedeni yeryüzüne düştüğünde Angband'da bulunan Thangorodrim  kulelerini yıkmıştır.



Kara Ancalagon'un alevi o kadar sıcakmış ki bu alevle Tek Yüzüğü bile eritebileceği söylenmektedir. Ancak Gandalf, Kara Ancalagon'un alevinin ne kadar sıcak olursa olsun Tek Yüzüğü eritemeyeceğini, Tek Yüzüğün ancak dövüldüğü yer olan Hüküm dağında yok edilebileceğini söylemiştir. Karada Melkor'un ordularının, havada ise Ancalagon ve yanındaki ejderhaların yenilmesiyle Angband düşmüş Melkor dünyanın dışında boşluğa sürgün edilmiştir.Bu tarihten sonra ejderhalar çok uzun bir süre görülmemiştir.Ejderhaların bilinen son üyesi olan Smaug'un ölmesiyle soylarının tükendiği sanılmaktadır. 

Kara Ancalagon'un boyutunun ne kadar büyük olduğunu aşşağıda bulunan resimde görebilirsiniz...



Son olarak Kara Ancalagon'un bir kaç fan yapımı resmini sizinle paylaşmak istiyorum...







Fëanor


J.R.R. Tolkien'in Silmarillion adlı eserinde adı geçen Fëanor, Yüce Noldor Kralı Finwe'nin oğlu, Silmaril mücevherlerinin yapımcısı, Sindarin dilinin yaratıcısı, Iluvatar'ın Çocukları'nın en kudretlisi ve en yeteneklisidir. Babasını öldürmesi ve Silmaril mücevherlerini çalmasından sonra Melkor'u lanetleyen ve ona Morgoth ismini veren baş düşmanıdır.




Spirit of Fire diye anılır. Melkor'un Ungoliant ile beraber Valinor' a gizlice girip babası Finwe'yi katledip, Fëanor'un yaptığı ve nasıl yapıldığını Valar'ın bile anlamadığı Silmaril mücevherlerini çalmasından sonra, Fëanor yeni Noldor Kralı olarak halkının başına geçer ve Morgoth'un peşinden Orta Dünyaya doğru yola çıkar, Valinor ile Orta dünya arasındaki denizi aşmak için gerekli olan gemileri yakın akrabaları olan Teleri halkından istemesine rağmen alamayınca Alqualonde denen yerde kendi akrabalarını katleder ve elfler arasında binlerce yıl acı ile hatırlanacak olaya imza atmış olur.Valarda ilk akraba kanını dökmüş kişi de Fëanor'dur.


Gemileri alıp Orta dünya ya geçtikten sonra geride bekleyen üvey kardeşi Fingolfin ve onun peşinden gelen Noldor halkına gemileri geri göndermemiş, Orta Dünyaya ayak bastıkları yer olan Losgar'da gemileri yakmıştır, bunun üzerine Morgoth, Beleriand topraklarının fethi için hazırladığı ordusunu Fëanor ve halkının üzerine yollamış, Yıldızlar Altındaki Savaş diye bilinen Dagor Nuin Giliath gerçekleşmiştir, Elfler büyük bir zafer kazanmıştır, savaşın bitmesine yakın Fëanor, hırslanıp yanına aldığı birkaç arkadaşı ile birlikte Melkor'un sığınağı olan Angband'ın kapısına kadar at sürmüştür, pusuya yatmış olan balroglar bir anda ortaya çıkarak gruba saldırmışlardır, uzun süre mücadele eden Fëanor en sonunda aldığı yaraların sonucunda zayıf düşmüş ve bedeni balrogların efendisi Gothmog tarafından yere çarpılmıştır, tam bu sırada yetişen oğulları babalarının yardımına gelmiş, onu kurtarmışlardır.




Ancak aldığı ağır yaralar sebebiyle dönüşleri sırasında  öleceğini anlayan Fëanor oğullarına durmalarını söylemiştir, ölmeden oğullarına ne olursa olsun yeminlerinden dönmemelerini, her neye mal olursa olsun Silmaril mücevherlerini geri almalarını söylemiştir. Ettiği yeminin Türkçe karşılığı yaklaşık olarak şöyledir:
dost ya da düşman olsa, aydınlık vala
temiz ya da kokuşmuş, Morgoth-soyu
elda, maia ya da sonra-doğan
-orta dünya'ya daha doğmamış da olsa
ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar
dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa
koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor'un soyundan
saklayan, sahabetine alan, ellerinde tutan,
bulan ya da kaçıran kişiyi, bir silmaril'i.
böylece hepimiz yemin ediyoruz ki:
ölüm getireceğiz ona, gün bitmeden daha
ve ızdırap, dünyanın sonunda.
sözlerimizi duy, Eru Ilúvatar!
sonsuz karanlık alın yazımız olsun
yeminimiz kırılır ve boşa çıkarsa.
kutsal dağda şehadetimizi duyun
ve yeminimizi hatırlayın o vakit,
ey Manwë ile varda!


Fëanor öldüğünde bedeni alev alarak küle dönmüştür. Böyle bir şey Arda üzerinde daha önce ve sonra görülmemiştir.